|
OKUL ÖNCESİNDE CİNSEL EĞİTİM:
|
|
|
Cinsel eğitim, pek çok disiplinleri içine alan çok yönlü ve dikkatli olmayı gerektiren oldukça zor bir eğitimdir. Bu nedenle, bireyin gelişim basamaklarına
göre dikkatle yerinde ve zamanında yapılması gerekir.
Okul öncesinde çocuğun cinsel konulara olan ilgisi, 3 yaşlarından başlayarak 5-6 yaşlarına kadar artarak devam eder ve oldukça güçlü bir meraka dönüşür. Bir çocuğun doğması, hayvanların yavrulamaları, filmler, resimler, yetişkinlerin ve kendi arkadaşlarının konuşmaları, karşı cinsin kendinden farklı olduğunu görmesi ve doğal olarak çocukta var olan cinsel güdü ile çocuğun cinsel organlarına karşı ilgisinin artması, cinsel organları ile ilgilenerek doyum sağlaması ve benzer yaşantılar çocuğun cinsel konulara olan ilgisini ve merakını artırmaktadır.
ÇOCUĞUNUZUN SORULARI KARŞISINDA YAPILMASI GEREKENLER
Cinsel eğitin ne çok erken, ne de çok geç olmalıdır. Çocuğun gelişim düzeyine uymayan bilgi güçlük yaratır. Çocuğa istediği anda basit, kısa, gerçek, endişesiz cevap verilmelidir.
Anne- babalar çocukların cinsel organlarıyla ilgilenmesinden kaygı duyar.Bu çocuğun normal gelişiminin bir parçasıdır ve kaygı duyulmamalıdır.
Altı aylıktan itibaren bir bebek cinsel organları ile ilgilenir. Bu cinsel gelişiminin ilk aşamasıdır.
2-3 yaşlarında kız veya erkek olduklarını fark eder.
4-5 yaşlarında kız veya erkekler arasındaki farklılıkları anlayabilirler.
6 yaşından itibaren kız çocuk “kız”, erkek çocuk ise “erkek” olarak kalacağını anlar.
ÇOCUĞUNUZUN KENDİ CİNSİYETİNİ VE KARŞI CİNSİ TANIMAYA BAŞLADIĞINI NASIL ANLARSINIZ?
Çocuğunuz çıplak dolaşmaktan hoşlanır.
Aynanın karşısında soyunup kendisini seyreder.
Cinsel organıyla ilgilenir.
Karşı cinsten çocuk ve yetişkinlerin bedenine ilgi duyar ve onlara dokunmaya çalışır.
Kendi cinsinden yada karşı cinsten kişilerle dudaktan öpüşmek ister.
Televizyon, dergi ve gazetelerde yer alan cinselliğin ön plana çıktığı fotoğraf ve sahnelere ilgi duyar.
Cinsiyet faktörünün ortaya çıktığı oyunlara ilgi duyar.
Cinsellikle ilgili merak ettiği konularda çeşitli sorular sorar.
Çocuğun cinsellikle ilgili soruları karşısında sakin olunmalıdır. Sadece bilgi almak amacıyla soru sorduğu unutulmamalıdır.
Çocuğun sorduğu soru, her şeyi açıkça sorabilmesini sağlamak amacıyla dikkatli bir şekilde dinlenilmelidir.
Çocuğun cinsellikle ilgili soruları cinselliğin yanlış, çekinilecek hatta bazen suçluluk duyulacak, utanılacak bir şey olduğunu düşünmesine neden olmadan mutlaka yanıtlandırılmalıdır.
Çocuk kime sorarsa o kişi soruyu yanıtlandırmalıdır.
-
Çocuğa verilen yanıtlar, doğru ve yaşına uygun olmalıdır.
Çocuğa gereksinimi kadar bilgi verilmelidir. Fazla bilgi çocuğun kafasını karıştırırken, az bilgi daha fazla merak etmesine ve soru sormasına neden olmaktadır. Soruların kesilmesi ise gereksinimin karşılandığı anlamını taşımaktadır.
|
| |
 |
 |
| |
ÇOCUĞUNUZUN SORULARI KARŞISINDA YAPILAN TİPİK YANLIŞLIKLAR |
Yanlış tutumlardan biri “susmak” çocuğa cevapvermemektir. Çocuklar sorularına cevapverilmeyince bu alanda bir sır, bir gizlilik yada
ayıp bir şeyler olduğunu sezerler, merakları iyiceartar ve genellikle de bunu anlamaya, bulmayaçalışırlar.
Diğer bir yanlış tutum ve davranış “ayıp,büyüyünce öğrenirsin” gibi tepki ile “çocuğu azarlayıp, susturmak” yada hiç anlayamayacağı
kadar karışık cevaplar vermektir. Bu durumda çocuk hem doğru bilgi edinememekte hem de yanlış bir şey yaptığını sanıp kendisini suçlamaktadır.
Üçüncü bir yanlış ise çocuklara gerçeklere uymayan “yanlış bilgiler” vermektir. Örneğim: cinsel organını göstererek ne olduğunu soran 3 yaşındaki bir erkek çocuğa annesi “onun kulpu” olduğunu söylemiştir. Bir süre sonra kız kardeşini çıplak gören çocuk, annesine
koşup “anne kardeşimin kulpu yok” diye ağlayarak üzüntüsünü bildirmiştir.
Diğer yanlış cevaplardan biri de çocukların kendilerinin “nereden geldikleri” sorusuna anne-babaların “ebe anne, leylekler tarafından getirildiği, hastanelerden alındığı yada cami kapılarındabulunduğu gibi” cevaplar vermeleridir.
|
| |
 |
| |
ANNE- BABALAR ÇOCUKLARINI CİNSELLİKLE İLGİLİ BİLGİLENDİRİRKEN BUNLARI UNUTMAMALIDIR:
|
Cinsel eğitimin doğal bir süreç olduğunu, cinsel eğitim vermenin önemi ve gerekliliğini önce anne-baba olarak siz anlamalısınız.
Çocukların cinsel gelişimine,cinselliği keşfetmesine ve cinselliğe ilişkin ilgisine, merakına karşı bilgilendirici, aydınlatıcı, hoşgörülü, tutarlı bir tutum ve anlayış göstermelisiniz.
Çocukların cinsellikle ilgili sorularını yok saymamalı, susarak karşılamamalı, baskılayıcı, yasaklayıcı, cezalandırıcı bir tutum sergilememeli, ayıp ve utanılacak bir konu olarak görmemelisiniz.
Çocukların cinselliğe ilişkin ilgi ve merakı sonucunda sorduğu sorulara kaçamak, geçiştiren, gerçekçi olmayan ve uzun, ayrıntılı yanıtlar vermemelisiniz.
Çocuğun sorularına onların gelişim düzeylerine uygun, anlayabilecekleri kadar sade, basit, öz, tutarlı, gerçekçi, kararlı yanıtlar ve açıklamalar verilmeye çalışmalısınız.
Cinsel konulara ilişkin çocuğun ilgisini, merakını ve sorularını beklemeksizin çocuğa açıklamalar yapmamalısınız.
Çocuğun merakını engelleyici, alay edici, önemsemeyen, heyecanlanan, çekinen, kaygılanan ses tonu, farklılaşan bir davranış göstermemelisiniz.
Çocuğa çok sıkı ve dar giysiler giydirerek ve cinsel organlarına dokunarak uyarılmalarına sebep olmamalısınız.
Kendi cinsiyetine ilişkin kimliğini kazanmaya yönelik davranışlarına engel olmamalısınız. Kız çocuğunun makyaj malzemeleri ile oynama, topuklu ayakkabılar giyme, toka ve bilezik takma, etek giyme gibi davranışlarını, erkek çocuğunun tıraş malzemeleri ile oynama, kravat takma gibi..
Çocuğun cinsel merakını ve ilgisini çeken konularda bilgilendirmekten kaçınarak çocuğun dış dünyada ne gibi bilgilerle ve tehlikelerle karşılaşabileceğini dikkate almaksızın çocuğu kendi haline bırakmamalısınız.
Çocukların oyunlar yoluyla cinsiyet farklılıklarını anlamalarına izin vermeli, çocuğun kendi cinsiyetine özgü rolleri kazanmasına teşvik etmelisiniz.
Çocukların cinselliğe ilişkin merakını gidermek için çocuğun yanında çıplak dolaşmak, beraber banyo yapmak ve aynı odada yatmak gibi davranışlar uygun olmayıp, çocuğun erken uyarılmasına ve aklının karışmasına yol açabilir. Bu nedenle çocuktan hiçbir şeyin gizlenmemesi gerektiği biçiminde bir cinsel eğitim anlayışını benimsememelisiniz.
Çocukların cinsellik üzerinde odaklanmasını, yoğunlaşmasını ortadan kaldırmak için onlar çeşitli eğitici, geliştirici oyunlara, sosyo- kültürel ve sportif etkinliklere yönlendirilmeli, katılımlarını sağlamalısınız.
KAYNAKÇA:
DR.DAVİT ,Elliman,Çocuk bakım - hastalık-Tedavi,Global yayın,İST.
ANADOLU ÜNV,Anne-baba eğitimi,Eskişehir,2003
ANADOLU ÜNV,Çocuk gelişimi ve psikolojisi,Eskişehir,2000
YAVUZER,Haluk,Çocuk eğitimi el kitabı,Remzi kitap evi,İST,1998 |
| |
|
|
|